Modern yüzyılda kimliklerimizle işlemler halletmeye o kadar kaptırdık ki kendimizi, yalnızca organik bir canlı zannediyoruz kendimizi. Halbuki insan ruh ve bedenden meydana gelir. Peki biz beden miyiz yoksa ruh mu? Hayatta olanlarımız hem beden hem ruh ama ölülerimiz yalnızca ruhdan ibaret. Çok merak edilen bir konu şu; ruh ve beden hayatta iken ayrılabilir mi ? Cevap evet!
Rivayetlerin yanı sıra, deneyler ve tecrübeler de bunu ispatlamaktadır. Yapılan deneylerde ölmek üzere olan insanları özel tartılara yerleştirilmiş, ter gibi istatistikler ayrı hesaplanmıştır. Ölüm gerçekleştiğinde, toplamda 28 gr azalma kaydedilmiş. Bunun 21 gramı ölümden kaynaklanıyor ve özel kameralarla havada toz bulutu resmedilmiştir. Yani bir ruh 21 gram.
Ruh ve beden nasıl ayrılır, bedenimizi bir süreliğine nasıl terk edebiliriz? Bu olay “Astral Seyehat” ile mümkün bu yöntemi bilenler psişik güçleri kullanarak bedenlerini terk edebiliyorlar. Tasvir etmeleri istendiğinde ise sıkca şöyle diyorlar. “Kendi bededimi yukardan görebiliyorum, duvarlardan geçebiliyorum ama harekete geçiremiyorum, bedenime göbek kordonu gibi bir bağla bağlıyım.”
Uyku sırasında herkesin başına gelen, yüksekten düşme hissi ve halk arasında yeterince bilinmediğinden karabasan diye tabir edilen kıpırdayamama durumu da aslında, bu psişik gücümüzü kontrol etmeyi bilmeyişimizden kaynaklanıyor. Her insanın bedeni kontrol etmeyi bildiği gibi ruhunu da kontrol etmeyi bilmeli. Konu ile alakalı olan Astral Seyehat’ın nasıl gerçekleştiğini ileriki günlerde yazacağım.


Yorumlar
Buraya İlk yorum yapan siz olun.