Currently Browsing
Teknoloji
WordPress Joomla’yı Döver mi ?
Eminim bu sorunun cevapı çok tartışılır, şimdiye kadar çok yazıldı çizildi. Ben görüşlerimi ikisini de kullanmış biri olarak söylüyorum, uzun bir süre Joomla kullandım gerçekten o zamanlar bana eşsiz bir sistem gibi geliyordu, WordPress henüz şimdiki halini almamıştı. Bana WordPress kullan dediklerinde gülüyordum. Joomla’nın, binlerce teması arasında seçim yapmak, istediğin sisteme entegre etmek gibi lüksleri herkesi cezbediyordu, beni de etmişti.
Tam 4 yıl aralıksız joomla kullandıktan sonra, bir gün Teknobilim’i güncellemeye karar verdiğimde, duyumlarını sık sık aldığım WordPress’i tekrar incelemek istedim. Bir de ne göreyim WordPress uçmuş, almış başını gitmiş, Joomla’ya toz yutturmuş. İkisi arasında çok düşünmeden hemen WordPress’i seçtim ama neden ? Joomla kullandığım zamanlar blog kültürü daha tazeydi, Blogger, WordPress gibi sistemler yeni yeni tanınıyordu. Ben de tam anlamıyla blog kurmadığımdan Joomla’yı seçmiştim fakat şuan WordPress’e geçmek avantajlı çünkü ne kadar iyi olursa olsun Joomla bir blog portalı değildir. Blog yazacağım ve başarılı olmak istiyorum, ıncık boncukla uğraşmadan en iyi güncellemelerle kolayca SEO çalışmaları yapabilmek istiyorum, blogumla birlikte başarılı olmak istiyorum diyorsanız kesinlikle WordPress diyorum.
Söylediklerimden Joomla yetersizdir anlamı çıkmasın, şunu anladım ki bir blogcunun Joomla’yı seçmiş olması demek insanın sol kulağını sağ eliyle tutmasına benziyor. Yine tutarsın ama ne gerek var ?
Muhtarsız Köy Bloxoo
Blog dünyasında yeni bir yapılanma şart! Ne blograzzi, ne başka biri blogcuların istediklerini veremedi. Ülkemizde onca cevher var iken, bu insaları yazmaya teşvik etmek için çabalamak yerine daha fazla reklam geliri için uğraşanlara inat yeni bir yapılanma şart! Blogcularımız gece gündüz demeden bloglarına emek harcarken, okurlarımız okuyabilmek için kendine uygun blog ararken. Bir kendini bilenimiz çıkıp da adam gibi bir sistem kuramadı.
Bloxoo’ya ne oldu? Fırtına gibi esen blograzzi sonrası çok merak ediyorum ne oldu da koskoca veri tabanına sahip site muhtarsız köye döndü. Sitenin forumlarında dahi bu belirtilirken bir tek yöneticinin ses çıkarmaması çok ama çok acayip.
Neden yeni yapılanma şart ? Çünkü okurla – yazarı tanıştırabilecek birilerinin olması gereklidir. Mevcut siteler ve topluluklar içerisinde bir tane dahi yok ki, blogcuların emeklerini haksızlık olmadan sıraya soksun, okuru cezbedip doğru yazara ulaştırsın. Şuan blogların başkenti yok, kim neyi neye göre sıraya sokuyor belli değil. Peki diyeceksiniz çok biliyorsan sen yap, o seviyeye ulaşırsam yaparım.
SEO’da Facebook Kaçınılmaz
SEO çalışmalarının gittikçe önem kazandığı şu dönemde, herkes bir adım daha öne geçebilmek için yeni arayışlar içinde. Google kulvarında koşmak bir yana, pagerank yarışları olsun indekslenme sayıları olsun hiçbiri yetmiyor artık. Hal böyle olunca web sitesi sahipleri Facebook dünyasına bir mekik indirdi.
Bir Facebook hesabınız var ise eminin siz de birçok internet sitesinin Facebook Sayfa’sını görmüşsünüzdür. Reyting yarışları köpürdükçe daha da göreceksiniz merak etmeyin. Arkadaşlarınızdan bol bol davetiye geliyordur. Reklamlar alanında hergün onlarca Sayfa reklamı çıkmaya başladı.
Peki kötü birşey mi? Tabiki hayır hatta faydası bile var. Facebook bir karadelik gibi tüm internet kullanıcılarını kendi içine aldığından, pek kimse başka sitelere bakmıyor. Web siteleri yayınladıkları içerikleri Facebook Sayfa’larında duyuracak, kullanıcı da istediği içeriğin sitesini ziyaret edecek. Anasayfada Sayfaların gönderdiği paylaşımlar güncel olarak gösterildiğinden, herkes için avantajdır.
Tabiki Teknobilim’in de bir Facebook Sayfa’sı var isterseniz tek tıklama ile takip altına alabilirsiniz. Böylelikle sitemize her içerik eklendiğinde sizin Facebook anasayfanızda bir duyuru belirir. Bu sistem ve benzeri sosyal ağ siteleri artık SEO çalışmalarında ve reyting ölçümlerinde büyük bir etken olacak.
İşte PSP’nin Bilinmeyenleri
- 13 Temmuz //
- Posted in Genel, Teknoloji //
- Tags : bilinmeyen, bilinmeyenleri, dreambox, earth, intrnet, kumanda, oyun, özellikler, psp, sony, video
- 1 Comment
Bir PSP’niz var mı? Yoksa eğer edinmelisiniz bir tane, gerçi birçok kişide var ama tam anlamıyla kullanıyorlar diyemeyiz. Öncelikle bilmeyenler için biraz bilgi verelim nedir bu PSP? Taşınabilir Oyun durağı diyerek dilimize kazandırabileceğimiz bu ürün 12 Aralık 2004′te Sony’nin çıkardığı bir oyun konsoludur. İnsanlar bu alet sayesinde oyun oynayabilir, fotoğraf, müzik ve video saklayabilir, Wireless sayesinde internet’e bağlanabilirler. Oldukça geniş ekranı ve kullanışlı arayüzüyle gayet sade bir yapısı vardır.
Başlık’ta belirttiğim gibi bu yazıda PSP bilinmeyenlerini anlatacağım çünkü bu makinanın yetenekleri yeterince bilinmiyor.

1. PSP’nizde Windows XP kullanmaya ne dersiniz?
PSPWXP adlı program sayesinde PSP Xp işletim sistemi gibi kullanabiliyor, yalnız şunu belirteyim Windows gibi bir sistemin PSP’ye indirgenemeyeceğini herkes bilir, bu programı bir tema değilde bir arayüz gibi düşünebiliriz. Kurulum; Programı indirdikten sonra PSP’yi bilgisayara bağlayarak USB moda geçin, indirdiğiniz dosyadaki “install.exe” prog. açın yönergeleri izleyin. Daha sonra PSP’yi USB’den çıkarıp, tarayıcıda “file:/pspwxp/index.htm” yazın.
2. PSP’nizden TV’yi kumanda edin.
Bunun için modeminize bağlı bir Receiver’e ihtiyacınız var. PSP’nin tarayıcısından adres bölümüne Receiver’in IP adresini girin, arayüze ulaşın ve artık kumanda PSP’nizde.
3. İnternet’den video izleyin.
Ultimate PspTube programı ile Google Video, Metacafe, Youtube vb. video sitelerinden arama yaparak istediğinizi izleyebilirsiniz.
4. Dünyayı gezin.
Google Earth gibi çalışan harika bir program 3D Virtual Earth programı indirin VirtualGlobe klasörünü PSP/GAME içine USB ile atın.
5. Versiyon değiştirin internetden sınırsız oyun indirin.
Yasal olmamakla birlikte pek çok kullanıcnın yaptırdığı, halk arasında “kırdırma” diye bilinen işlemi gerçekleştirdikten sonra, internetden sayısız oyun ve program indirebilirsiniz. Oyun fiyatlarını görünce gerçi kaçınılmaz oluyor.
Resimlerdeki Suyu Oynatın
Şimdi tanıtacağımız Nature illusion Studio programının, deneme versiyonu olduğunu söyledikten sonra, bu programla bir deniz kenarında veya denizde çektiğiniz fotoğraflarınızdaki suları nasıl hareketlendirebileceğinizi adım adım izah etmeye başlayalım;
- “Adım 1” -Nature Illusion Studio programını -buradan- indirin.
- “Adım 2″ -İndirdiğiniz Setup dosyasını çalıştırn ve programı bilgisayarına yükleyin.
- “Adım 3” – Programı açın, açtığınız zaman karşınıza trial versiyon kulladığınızı hatırlatan bir pencere gelecek o pencerede Continue butonunu tıklayın program açılacaktır.
- “Adım 4″ -Program açıldığında, ortadaki böümde en üstteki seçeneği yani “Create a new project” seçeneğini seçin. Açılan pencerede File Name kısmında sağdaki küçük simgeyi tıklayıp yüklemek istediğiniz konumu belireyin isim verin ve kaydedin. Title kısmına projenizin ismini yazın. Sol taraftaki bölümden Load İmage’i seçip istediğiniz resimi seçin ve OK’a tıklayın.
- “Adım 5″ -Seçtiğiniz resim karşınıza çıkacaktır, şuanda seçili olan araçla(tool) resminizdeki suları boyayın küçük yerleri boyamak için solda üstteki “pen size” çizgisini sola kaydırın, eğer yanlış bir yeri boyarsanız mouse’da sağ tıklayarak üzerinden geçin ve boyama işlemini bitirin.
- “Adım 6″ -Şimdi suyun oynadığını görmek için yukardaki seçeneklerden “Preview” seçeneğini tıklayın, suyun oynadığını göreceksiniz.(Not: Preview seçeneğine bastıktan sonra fareyi oynatırsanız önizleme kapanır)
- “Adım 7″ -Bu animasyonu .exe olarak kaydetmek için, yukarıdaki seçeneklerden “Build Exe” seçeneğini tıklayın açılan pencerede Filename kısmında sağdaki küçük Browse simgesini tıklayın ve kayıt yerini belirleyip isim verip kaydedin ve ardından Build’i tıklayın.
- “Adım 8” -Animasyonunuz kaydettiğiniz yerde duruyor, çalıştırabilirsiniz.
Bu yazımızdaki temel sebeb bu programın çalışma mantığını izah etmekti sadece programda su efektinin yanı sıra başka efektlerde var, yaptığınız animasyonu ScreenSaver olarak da saklayabilirsiniz, suya farklı efektlerde ekleyebilirsiniz, ortam da kar da yağdırabilirsiniz ve daha bir çok şey, zaten proramın adından da bu anlaşılıyor; Doğa Efektleri Stüdyosu, kolay gelsin.




