| Sönük Duygular |
|
| Wednesday, 19 November 2008 | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
-Kırgın mısın ona? -Evet ama aslında ona değil onunla kaderimizi çakıştıran Milli Eğitim Bakanlığı'na kırgınım, kadere kırgınım. -Neden böyle düşünüyorsun bu bakanlık da sonuçta devletin ögesidir en nihayetinde. -Devletler doğuştan koministdir dostum. -Nasıl yani? Bizim ülkemiz öyle değil ki.
-Devlet, eşitlik, adalet... Bunlar zayıflar içindir. Bunlar kıskançlığın ürünüdür. Zaten ancak devlet arasında dağlar olan iki kişiyi aynı sınıfa sokar ve ancak milli eğitim bakanlığı sivil hayatda yanına yaklaşılmıyacak birini halkın düzeyine indirir. -Bence iyi birşey bu çağdaşlaşmak adına. -Olabilir ama o yanına yaklaşılmayan kişiler nasıl acı çekiyor sen biliyor musun? O kişiler sınıfta gülse de ruhları kasap duvarlarında soğuk zincirle dövülmüş gibi acı çeker üzülür, kahrolur. Doğrusu biraz da keyif alır halkın düzeyinde çünkü onların kim olduğunu düşünmez çıkıştan sonra etrafındaki kimseyi iplemeyecektir, orda olan orada kalacaktır. -Adaletden girdin kasaptan çıktın sakin ol dostum nedir senin derdin şimdi? Sen ona niye kırgınsın şimdi onu anlamadım hem konuşmuyorsun eskisi gibi... -Dinle dostum, beni onun bir hareketi sözü üzemez beni üzen haddini bilmemesi. -Onun haddi nereye kadar? -Bak az önce adalet zayıflar içindir demiştim. Eğer biryerde acı çekiliyorsa bundan zevk alan biri vardır, işte o insan beni kullanarak bu devletin bu hakkını kullanarak zevk alıyor. Muhakkak o da biliyordur bunları lakin yapacak birşey yok çakal çakaldır. Çakallar aslanı kıskanır korkar adalet ister yapamaz bu yüzden her fırsatı kollar onun düşmesini hiç sıkılmadan bekler çünkü başka yolu yok bunun. İşte kırgınlığım bundandır dostum o kişiye şu kişiye kırgın değilim ben kadere kırgınım. Sabrın tesbihini bitirdiğimde ayağa kalkar çıkarım bu sistemden. -Seni anlıyorum ama biliyormusun çok narsistsin, aslanı ve güçlüleri anlatırken kendinden bahsettiğini biliyorum. -Haklısın hatta o kadar narsistim ki kendimden başka bir narsist olduğunu kabullenemiyorum biliyor musun? Elimde değil bu doğuştan geliyor doğduğun şehirden köyden geliyor ailenin makamından gelmez ailenin şerefinden gelir. Bir babanın mirasından gelir. Bir ananın çektiği çileden gelir. Narsistlik kimlikten gelir kişilikten değil. Babanın bıraktığı vizyondur narsistlik, herkesin beklediği bu kurtarıcının bu kahramanın yaşadığı sıkıntıyı kimse bilemez çünkü kahramanların kahramanları yoktur onlar yalnızdır. İşte bu noktada bırak da biraz narsistliği hak edeyim. -Seni iyi tanıyorum düşünüyorum da sana hak veriyorum. Sen neticede Allah'ın izniyle çok yüksek yerlere gelecek birisin. Kendimi senin yerine koyduğumda görüyorum ki ona çok sinirleniyorum. Sen ise dün ona hiç cevap vermedin o seni ezmeye başladığında bile sustun. Bu kadar efendi olmayı nasıl başarıyorsun? -Başardığım birşey yok aslında narsistik güçler bu baskıyı yapıyor bana. Tabiki benim de içimde ona hakaret eden duygular var ama sönük bir halde. Bu tıpkı bir insanda bir genin olması ama kullanılmaması gibi birşey. Bu duygularım zamanla körelmiş. -Bu körelticinin acı olduğunu ikimizde biliyoruz neden daha açık ve samimi konuşmuyorsun? -Açıklamak zorunda değilim çünkü gerek duymuyorum çünkü ben sana değer vermiyorum aslında sende beni çok iplediğinden gelmedin buraya etraftaki kişilere karşı duyarlı biri olduğunu göstermeye çalışıyorsun. Çünkü sen de çakalsın çünkü sen benim için varsın ben olmasaydım bu hikaye de olmazdı sen de...
Mehmet Ali ARSLAN Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın
Yorum yaz
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Sonraki > |
|---|










