Maymuna Doğru Gidiyoruz

Maymun iştahlı deyiminin, bir işi bitirmeden diğerine başlayanlar için kullanıldığını bilmeyeniniz yoktur. Bu yazımda bu deyime başka bir açıdan değineceğim. Geçenlerde maymunların yakalanması için kurulan tuzakların nasıl çalıştığını okudum. Olay şöyle gerçekleştiriliyor, bir hindistan cevizine maymunun elinin, ucu ucuna girebileceği bir delik açılıyor ve içine yem atılıyor. Ardından mekandan uzaklaşıp bekleniliyor. Maymun geldiğinde elini deliğe sokup yemi kavrıyor ama eli yumruk haline geldiği için delikten çıkmıyor. Avcılar geldiğinde ise çıldırıyor etrafını dağıtıyor fakat yinede yemi bırakıp kaçmıyor. Neticede yakalanıyor.

 

Peki bu maymun bunu neden yapıyor diye düşünmeye gerek yok  çünkü hayvanlarda akıl değil zeka vardır. Asıl düşünmemiz gereken, insanların da aynı şeyi, niçin yaptığı. Çağımız öyle bir hal aldı ki maymundan geldiğimize değilde, maymuna doğru gittiğimize inanıyorum. Çıplaklığın medeniyet olarak sayıldığı bu çağ umarım erken kapanır.

İnsanı hayvandan ayıran tek fark akıldır derler. Lakin yanlış bir cümledir günümüzde insanların yapamayacağı şeyleri bile eğitimli hayvanların yapabildiklerini biliyoruz. Yani onlarda da akıldan biraz var. İnsanla hayvan arasındaki tek fark edeptir. Gerçi hangisi daha edepli belli değil ama gerçek fark budur. Edep deyip geçmemek lazım, namus, şeref, ahlak, haysiyet ve bunlar gibi bir çok değer edebin çatısı altındadır.

Medya, aşmış zaten her şeyi, yıkmış tabuları, önüne çıkanı da ezip geçiyor. Her türlü pisliği reyting uğruna ekranlarımıza döküyor.

Maymunların yemi bırakıp kaçma seçeneklerinin olması gibi bizim de kendi hayatlarımızı düzeltme, yanlışlarımızı tekrarlamama seçeneğimiz var ama nefis buna izin vermiyor işte. O zaman soruyorum sizlere bu seçeneği kullanmazsak maymundan ne farkımız kalır?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir