Sensizliği Anlatabilseydim Eğer

Sensizliği anlatabilseydim eğer,
zamandan bahsederdim önce. Saatlerin saymakla geçmediğini, kısa olanın akrep uzun olanın yelkovan olduğunu sensizlik öğretti bana. Aslında saatin de ses çıkardığını fark ettim. Ne sıkıcı bir andayım, uzanamıyorum, hep senin uyuduğun yandayım.

Sensizlikteyim dediğime bakma, nefesin kesildiği yerdeyim, aynanın karşısında avizenin gölgesindeyim, yerden ne kadar yüksekteyim bilmiyorum ama gökyüzünden çok uzaktayım. Sanki tuzaktayım, solması gibi yaprağın düştüm düşeceğim, düşsem eşeceğim ve gömeceğim başımı altına toprağın.

Gölgesindeyim avizenin, sallanıp duruyorum ayakta. Tavan ile zemin arasında sıkışıp kaldım. Kapadım gözlerimi senli düşlere daldım, tutamıyorum nefesimi uzanamıyorum sana. Sensizlik tutup çekiyor beni pa çam dan, bak kanıyorum. Denizin dibindeyim kahrımdan yanıyorum, farkı kalmıyor sabahın ak şam dan.

Sensizliği anlatabilseydim eğer, elinde bir kalem olurdum. Tükenip kurşun olup saplanarak göğsüne, büyük bir elem olurdum. Ben bu dertten verem olurdum, oldum o la ca ğım.Düştü yüzüm, kurudu ocağım. Sen ve sensizlik arasında, göz yaşımda bo ğu la ca ğım…

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir